• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Mui Ne
    • Vietnam
    • Machupicchu
    • Peru
    • Perito Moreno Buzulu - Patagonya
    • Arjantin
    • Taman Negara
    • Malezya
    • Amazonlar
    • Güney Amerika
    • Kukulkan Piramidi
    • Meksika
    • Kathmandu
    • Nepal
    • Java Adası
    • Endonezya
    • Annapurna Ana Kamp
    • Himalayalar, Nepal
    • Ha Long Bay
    • Vietnam
    • Uyuni Tuz Çölü
    • Bolivya
    • Batu Cave
    • Malezya
    • Barcelona
    • İspanya
    • Boracay
    • Filipinler Boracay
    • Sky Mirror
    • Malezya



İnsan kısa sürede neleri keşfedebilir? Yol aldıkça kendini, kültürünü, unuttuklarını,

belki de sadece
keşfetmenin hazzını...


Eğer kendini arıyorsan yönünü dağlara çevir, dağlarda gözlerini kapat, kulaklarınla
gör. Ağaçların fısıltılarını, böceklerin seslerini dinle. Binlerce yıllık uygarlıkların izini sür.
Keşif yolculuğu için yoldan çıkmaya hazır ol!
 Melih Eriş

.................................................
GEZİ YAZILARIM

Melih Eriş ile geziler PRONTOTOUR AC Seyahat Acentesi işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.


MELİH ERİŞ REHBERLİĞİNDE GEZİLER
GÜNEYDOĞU ASYA GEZİLERİ











NEPAL GEZİLERİ



4x4 SAFARİ & KAMP GEZİLERİ


ARNAVUTLUK




Bundan 15 yıl öncesine kadar Arnavutluk adını duyduğumuzda içeri ve dışarı kapalı bir ülke gelirdi aklımıza. Hafızalarımı yokladığımda TV ya da gazete sayfalarında izlediğim kadarı ile sokakları bomboş, araç kullanılmayan, aynı tip binaları olan ve sürekli bisiklete binen kara gözlüklü o zamanın Partizan adamları hep aklıma geliyordu. O zamanlar için Arnavutluk’a gitmek imkansız olsa da bir gün bu ülkeye gideceğim diye hafızama yazmıştım. Evet o gün geldi çattı ve ben gene yollara düştüğüm Balkanlar gezisi içine Arnavutluk’u da ekleyerek zamanın Partizan şimdinin Avrupa ülkesi kimliğine bürünen bu şirin ülkeye gitme fırsatı yakaladım.

Karadağ’dan karayolu ile derme çatma bir sınır kapısından geçerek Arnavutluk topraklarına artık ilk adımımı atmıştım. Gümrük memurlarının Türk olmamdan dolayı yakın ilgileri işlemleri kolaylaştırmış ve Skodra’ya doğru yol almaya başlamıştım bile.

İlk izlenimim gezdiğim Balkan ülkeleri içinde henüz gerekli standartları oluşmamış fakat yatırımların devam ettiği bir ülke görünümü oldu. Yollar, levhalar düzgün yabancılara karşıda oldukça yakın davranıyorlar. Neyle karşılaşacağım bir ülkede dolaşmanın keyfini çıkartıyorum. Arnavutluk dağlık bir ülke olup, yarıdan fazla bölgesinin yüksekliği 1000 metreyi geçmektedir. Alplerin uzantısı olan Dinar Alpleri, Arnavutluk’ta önemli bir yer kaplar. Dağların en yüksek yeri Korab olup 2750 metredir.  Rotam: Skodra, Dures, Tiran, Berat, Elbasan ve Makedonya.

Bu topraklarda gezerken size kısa bilgilerde aktarmak istiyorum. Arnavutluk, Güneydoğu Avrupa'da bir ülkedir. Balkan yarımadasının batı bölgesinde uzanan Arnavutluk, kuzeybatıdan Karadağ, kuzeydoğudan Kosova ve doğudan Makedonya, güneyden Yunanistan, batıdan Adriyatik Denizi'yle çevrilidir.

Arnavut halkı, M.Ö.2000 yıllarında Balkan Yarımadasına yerleşen İlliryalıların torunlarıdır. İllirya M.Ö.167 yılında Romalılar tarafından zapt edildi ve 500 yıl Romalılar tarafından yönetildi. Ancak bu bölgenin iç kısımlarında yaşayan İlliryalılar, Romalıların baskılarına uzun müddet karşı koydular. İşte bunlar, Roma İmparatorluğunun 395’te parçalanmasından sonra Arnavutluk ve Arnavut adlarını aldılar ve Doğu Roma İmparatorluğunun bir parçası oldular. 1468 yılında Osmanlılar Arnavutluk’u zapt ettiler ve uzun müddet burayı idareleri altında bulundurdular. Osmanlı Devletinin adil idaresinden memnun olan Arnavutlar kendi istekleri ile 17. yüzyılda İslamiyeti kabul ettiler. Dini yaymak için gayret gösterdiler. Arnavutlar zamanla kendi kültürlerini bırakarak Osmanlı kültürünü benimsediler. 1912’de Osmanlı idaresinden ayrıldılar. Ancak tam müstakil olmayıp, büyük devletlerin kontrolü altında kaldılar. I. Dünya Savaşından sonra 1925’te cumhuriyet ilan edildi. Ancak cumhurbaşkanı olan Zoğu, 1928’de cumhuriyeti krallığa dönüştürdü. Bu sıralarda bir ekonomik krize girdi ve nihayet II.Dünya Savaşında İtalyanlar tarafından işgal edildi. 1944 yılında, komünistler hükümeti kontrol altına alarak, komünist bir idare kurdular. 1961 yılına kadar Rusya ile sıcak münasebetlerde bulundular. 1961'de Rusya ile bağlılıklarını keserek Çin ile anlaştılar. Böylece Çin ile ittifak kuran ilk Avrupa devleti oldular. Ancak son yıllarda Çin ile de yakınlıklarını dondurdular. 1976 Aralık ayında kabul ettiği yeni anayasa ile Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti adını aldı. Devlet başkanlığına Arnavutluk Emek Partisi Genel Sekreteri Enver Hoca getirildi. 1985'te Enver Hoca'nın ölümü üzerine Emek Partisi genel sekreterliğine getirilen Ramiz Alia aynı zamanda Devlet Başkanı da oldu. 31 Mart 1990'da yapılan ilk çok partili seçimleri Emek Partisi kazanmasına rağmen ülkede iç kargaşalık başladı. Bunun üzerine çok sayıda halk ülkeden göç etti. Arnavutluk Cumhuriyeti bayrağı altında 3.6 milyon Arnavut ülkelerinin kalkınmaları için çalışmaktadırlar.

Arnavutluk halkı iki gruba ayrılıyor: Gheg ve Tosk. Gheg olan halkın çoğunluğu Müslümandır. II. Dünya savaşına kadar halkının % 80’i Müslüman, % 20’si Hristiyan olarak yaşamlarını sürdürmüşler. Komünist idarenin  altına girdikten sonra dini inanç ve yaşayışları yasaklanmış,  böylece halk dinlerinden kopartılmışlar. Yeni nesiller dinsiz olarak yetiştirildi. Bütün dini yapılar kapatılarak 2000 cami ve mescit ve yüze yakın kilise yakılıp yıkıldı. Sadece Tiran’da Etem Bey Camii  ve Jirakostra’daki cami yıkılmamış. Bunlar ise, dinsizlik propagandası için müze olarak kullanılmışlar.

Arnavutluk halkının tamamı aynı ırktandır. Ahlak yapısı ve alışkanlık yönüyle birbirlerine bağlılıkları halkının ortak özelliklerindendir, bunu da fark edebiliyorsunuz sokaklarda. Halkın bir kısmını Yunan, Romen, Bulgar ve Türkler teşkil eder. Arnavutluk dili, Hint-Avrupa dil ailesine mensuptur. Eski İllirya dili, fakirliği sebebiyle Arnavutluk'u hakimiyeti altına alan bir çok ülke dilinin tesiri altında kalarak zenginleşti. Arnavutluk dilini zenginleştiren diller: Yunanca, Latince, Türkçe, Slav ve Romen dilleridir.

Arnavutluk komünist rejimin ardından gerçekten büyük değişim göstermiş, rejim sonrası çıkan kargaşa durumu ise değişimi hepten tetiklemiş. Tiran değişimin en canlı şahidi ve her saniyesinde değişimi yaşıyor. AB birliği bayrakları her yerde dalgalanıyor. Tiran’ın neredeyse yarısı şantiye halinde, rejim zamanından kalan yapılar yenileniyor ya da çoğunlukla yıkılıp yeniden yapılıyor. Birkaç günlük gözlemlerimden sonra Büyük İskender’in ülkesi o şaşalı günlerine dönmek için hummalı bir çalışma içinde. Tiran şehir merkezi meydanında büyükçe bir İskender Bey heykeli var. Arnavutluk tarihinde oldukça önemli bir yere sahip zira geçmişte bir çok beylikten oluşan Arnavutluk halkını bir çatı altına toplamayı başarıp büyük Arnavutluk'u kuran kişi olarak bilinmektedir. İskender Bey heykeli komünist rejim zamanda bile her türlü eskiyi yok eden düşünce ve yapıların yıkılmasına rağmen hemen yıkılmamıştır. Ethem Bey Camisi, Osmanlı zamanından kalan cami, rejim zamanında ayakta kalmasına izin verilen ender camilerden biri. Ethem Bey Camisi'nin yanındaki saat kulesi, rejim zamanından kalan hükümet binaları, Ulusal Müze, opera binası mutlaka görülmesi gereken yerler içinde. Şehir merkezinde bulunan gölet de görülmesi gereken yerler içinde.

Tiran şehir merkezini araca ihtiyaç duymadan rahatlıkla yürüyerek dolaşabilirsiniz, biraz daha uzak mesafelere ise belediye otobüslerini kullanarak ulaşabilirsiniz. Şehir merkezinde konaklama için çok farklı seçenekler bulmak mümkün. 5 yıldızlı otelin pahalı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun yerine daha uygun olan kaliteli olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğim başka seçeneklerde mümkün. Şehir merkezinde güzel bir Türk lokantası var, Tiran'da bulunan çoğu Türk entelektüelini de burada bulabilirsiniz, memleket sohbetlerine çokça şahit olmak da mümkün. Elbasan tava ve Arnavut ciğerinin anavatanının burası olduğu düşünülürse Arnavutluk mutfağının Türk damak tadına uyduğunu söyleyebilirim. İçecek kültürleri de bizlere benziyor, akşamları genellikle ev yapımı olan rakı yemeklere eşlik ediyor. 

Türkiye ile yakın ilişkilerden dolayı sosyalleşme ve yapılaşma çok fazla benzerlikler göstermektedir. Bu sebeple Arnavutluk topraklarında rahatlıkla dolaşabilir ve tatilinizin keyfini çıkarabilirsiniz.

Farklı rotalarda buluşmak üzere.

Hepiniz sevgiyle kalın.

Melih Eriş

Yorumlar - Yorum Yaz
MELİH ERİŞ WEB SAYFALARI

NEPAL GEZİLERİ

GÜNEYDOĞU
ASYA GEZİLERİ

 4x4 SAFARİ & KAMP GEZİLERİ



GEZGİNİN SEYİR DEFTERİ GRUBUMUZ


TÜRK MÜHRÜ PROJEMİZ

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam43
Toplam Ziyaret179777
Takvim
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956