• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Mui Ne
    • Vietnam
    • Machupicchu
    • Peru
    • Perito Moreno Buzulu - Patagonya
    • Arjantin
    • Taman Negara
    • Malezya
    • Amazonlar
    • Güney Amerika
    • Kukulkan Piramidi
    • Meksika
    • Kathmandu
    • Nepal
    • Java Adası
    • Endonezya
    • Annapurna Ana Kamp
    • Himalayalar, Nepal
    • Ha Long Bay
    • Vietnam
    • Uyuni Tuz Çölü
    • Bolivya
    • Batu Cave
    • Malezya
    • Barcelona
    • İspanya
    • Boracay
    • Filipinler Boracay
    • Sky Mirror
    • Malezya



İnsan kısa sürede neleri keşfedebilir? Yol aldıkça kendini, kültürünü, unuttuklarını,

belki de sadece
keşfetmenin hazzını...


Eğer kendini arıyorsan yönünü dağlara çevir, dağlarda gözlerini kapat, kulaklarınla
gör. Ağaçların fısıltılarını, böceklerin seslerini dinle. Binlerce yıllık uygarlıkların izini sür.
Keşif yolculuğu için yoldan çıkmaya hazır ol!
 Melih Eriş

.................................................
GEZİ YAZILARIM

Melih Eriş ile geziler PRONTOTOUR AC Seyahat Acentesi işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.


MELİH ERİŞ REHBERLİĞİNDE GEZİLER
GÜNEYDOĞU ASYA GEZİLERİ











NEPAL GEZİLERİ



4x4 SAFARİ & KAMP GEZİLERİ


YUNANİSTAN - SELANİK

HİKAYEM BURADA BAŞLAR



Osmanlı Devleti 1912 yılında, Balkan Savaşı sonrasında Rumeli’deki topraklarının neredeyse tamamına yakınını kaybederken geride, Osmanlı tebaasıyken bir anda arkasında başka bir devletin azınlık statüsündeki vatandaşları konumuna düşen yüz binlerce Müslüman Türk bırakmıştı. Yunanlılar tarafından potansiyel tehlike olarak görülen Selanik ve çevresindeki şehirler ile birlikte adalardaki Müslümanlara karşı yoğun baskı ve yer yer katliamlar yapılmaktaydı. Bu durum yaklaşık on sene sürmüştü. 30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye ile Yunanistan arasında mübadeleyi öngören sözleşme imzalandı.
 
Bilinmeyene doğru, yıllardır yaşadıkları toprakları terk edip yola düşme zamanı gelmişti. Anadolu topraklarına doğru ilk adımlarını atmıştı Büyük Annem ve ailesi. Henüz babam doğmamış, birkaç yıl içinde İstanbul’da gözlerini dünyaya açmıştı.
 
İşte köklerimin geldiği toprağı ziyaret etmek için yola koyulmuştum. Oradaki sıcakkanlı ve konuksever insanların arasına girdikçe, başka bir ülkeye değil, memleketimin başka bir bölgesine gittiğim hissine kapılıvermiştim.
 
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün 1881 yılında Selanik'te doğduğunu hepimiz biliyoruz. Onun, doğduğu, çocukluk ve gençlik günlerinin bir kısmını geçirdiği, memleketin hür bir idare rejimine kavuşması için arkadaşları ile birlikte karar verdiği tarihi ev bugün “Atatürk Evi” adıyla müze olarak restore edilmiş ve ziyarete açılmıştır.
 
Atatürk Evi bugün Selanik'in Aya Dimitriya Mahallesinde ve Apostolu Pavlu Caddesi üzerinde 75 numarada bulunmaktadır. Bitişiğinde ise Türk Konsolosluğu vardır. Evin hemen karşısında en güzel Türk Kahvecisi Pringipos bulunmaktadır.
 
Yunanistan’ın ikinci büyük şehri olan Selanik’in, Bizanslılardan kalan bazı kiliseleri, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirasları listesinde yer almaktadır. Bu kadar kozmopolit ve uzun bir geçmişe sahip olması da Selanik’i turistik açıdan önemli bir şehir kılıyor.
 
Kenti tanımak için Yukarı Selanik’ten başlayıp rıhtıma kadar uzanan yolu takip etmek en iyi seçenektir. Selanik’in panoramik büyüsü Kale’de saklıdır. Şehrin koruyucusu olarak atfedilen St. Aytos Dimitros kilisesi de burada bulunmaktadır. Buradan neredeyse tüm şehre ve Termeikos Körfezi’ne hakim bir durumda oluyorsunuz. İşte tam burada geçmişte kalan Büyükannemin evini arar gibi oluyor gözlerim ve birden dalıp gidiyorum. Kalenin bulunduğu yer eski yerleşim bölgesidir Burada izlere rastlamak mümkün.
 
Egnatia Caddesi boyunca Selanik tarihinin tüm izlerini sürebilirsiniz. Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilen ve Selanik’in simgesi hâline gelmiş olan Beyaz Kule, 4. yy. Roma imparatoru Galerius’un anıt mezarı, Bizans Dönemi’nde St. Demetrius’a atfen bir Roma hamamının dönüştürülmesi sonucunda inşa edilen Hagios Demetrios Kilisesi, 8.yy.da tekrar inşa edilen Hagia Sophia Kilisesi, şehrin yukarısında bulunan Bizans duvarları… Geçmişten günümüze bir yolculuk yapmanızı sağlayabilirler. Osmanlı zamanından kalma bir atmosfere tanık olmak için ise Ano Poli adı verilen bölgeye (şehrin doğusu) uğramalısınız. Dar ve kıvrımlı yolların arasından geçerken Osmanlı mimarisinin en güzel örnekleri olan ahşap evleri görmek ayrı bir güzellik olacaktır. Belki de bu sokakların birinde yaşamıştı bizimkiler.
 
Selanik’in en meşhur yeri olan rıhtıma doğru iyice yaklaşıldığında Aşağı Selanik’in en popüler meydanı olan Aristotelaus’un hareketliliği göze çarpıyor. Burada Demir Çarşı (Tahtakale gibi), sebze- meyve ve balık hali bulunmaktadır. Dar sokakların arasından yürümek ve o dokunun benzerliğini tatmak içimde güzel duygular oluşturmuştu. Sokaklara saçılmış masalar arasından yürürken gündüz saatlerinde bile bu kadar hareketli olması şaşırtıcı bir durum. Nikis Caddesi’nde rıhtım boyunca ilerlerken benzer manzaraları görmek mümkün. İzmir’in kordon boyu ve Selanik… İsterseniz rıhtımdan bar teknelere binip Termaikos Körfezi’ne açılıp Selanik’i denizden izleyebilirsiniz.
 
Vasili Sofia, Selanik şehrinin en varlıklı insanlarının yaşadığı bölgedir. 19.yy.ın sonlarında surlar yıkılıp kent genişlemeye başlayınca tüm zenginler bu bölgeye yerleşmiş ve lüks evler inşa etmişlerdir. İşte Osmanlı Türk yerleşim yerleri yerle bir edilmiş ve Yunanlı zenginlere yeni yaşam yerleri olmuştur.
 
Vardar Meydanı, eğlencenin yeni adresidir. Barlar, restoranlar, gece kulüpleri, sanat galerileri ve caz kulüpleri. Hepsi bir arada. Tercih sizin.
 
Atatürk’ün dayısı Hüseyin Ağa’nın çiftliği, Selanik’e 20-25 km uzaklıkta, yeşillikler ve ağaçlıklarla kaplı sakin bir kasaba olan Langaza’da bulunmaktadır. Atatürk’ün çocukluk döneminin geçtiği Langaza aynı zamanda kaplıca ve SPA merkezleri ile de ünlüdür. Eski Türk mahallelerini gezebilir ve Türkçe bilen yöre halkı ile sohbete dalıp geçmişe yolculuk yapabilirsiniz.
 
Arabanız varsa ya da kiralarsanız Halkidiki Yarımadası’nın içlerine ilerleyip Epidomi, Yeni Tire ve Mudanya kasabalarını ziyaret etmenizi öneririm. Burada hala Türkçe konuşulmaktadır.
 
Akşam saatleri olduğunda Kastra (eski şehir) bölgesinde Ladadika’da tavernalarda kendinizi bulabilirsiniz. İki halkın şarkılarının anonim hale dönüşmüş ezgilerini Türkçe ve Yunanca söylemenin keyfini çıkartabilirsiniz. Burada her iki toplumun nasıl uyum içinde yaşadığını gözlemlemek çok kolay. Fakat politik oyunlar yıllar önce bu topraklardan bizi söküp almıştı.

Yöreye özel tüm yemeklerin keyfine varılabilecek bir şehir arıyorsanız Selanik tam size göre. Selanik pastanelerinde ağız sulandıran baklava ve şerbetli tatlıların, susamlı çöreklerin, ıspanak veya peynirle doldurulan trigona böreklerinin tadına varabilirsiniz.
 
Selanik’e bir kez değil birçok kez yolum düşmüştü. Her gidişim de biraz daha yakınlık hissetmeme neden olmuştur. Onun ruhunu koklamak, tadına bakmak, sokaklarında dolaşmak, insanları ile konuşmak, hepsini bir arada hissetmek. Ayrılırken tekrar geleceğini bilmek…

Geçmişten günümüze işte Selanik…
 
Farklı rotalarda buluşmak dileği ile.
 
Hepiniz sevgiyle kalın.
 
Melih Eriş
 

Yorumlar - Yorum Yaz
MELİH ERİŞ WEB SAYFALARI

NEPAL GEZİLERİ

GÜNEYDOĞU
ASYA GEZİLERİ

 4x4 SAFARİ & KAMP GEZİLERİ



GEZGİNİN SEYİR DEFTERİ GRUBUMUZ


TÜRK MÜHRÜ PROJEMİZ

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam27
Toplam Ziyaret179838
Takvim
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956